Haberler ve Duyurular

Bizden Öyküler

Abdülmalik Seyfi

Abdülmalik Seyfi

“Hayalini kurmakla başlar tüm icatlar” sözünün daha çocuk yaştaki ispatlarından biri 13 yaşındaki Abdulmalik Seyfi. Bilgisayar tamircisi babasının eve getirdiği malzemelerle yaptığı uzaktan kumandalı robotlarıyla uluslararası yarışmalara hazırlanırken, “Türkiye bana hayaller ve hayallerimi gerçekleştirecek fırsatlar verdi” diyerek başlıyor hikayesini anlatmaya:

“Savaş öncesi, Suriye’nin Halep kentinde ailemle mutlu bir hayatımız vardı. Hatta savaşın başında birçok komşumuz Türkiye’ye kaçmak zorunda kaldığında bile annemle babam evimizden ayrılmak istemedi. Ama 2014 yılında bir akşam, bombalar çok yakınımızdaki bir eve isabet edince babam anneme, “Sabaha kadar toparlanalım. Sadece birkaç parça kıyafet alıp, eşyaların hepsini bırakalım. Zaten fazla uzun sürmez, birkaç aya savaş biter bitmez döneriz evimize” dedi. O gece hiç uyumadık, hızlıca yanımızda götüreceklerimizi hazırladık.  Sabah 6’da da bir minibüs tutup, bizi Gaziantep sınırına götürmesini istedik. Fazla uzun kalmadan döneceğimize inandığımız için hemen orada bir ev tuttuk, ailem ağabeyimle beni Suriye müfredatına göre eğitim veren bir okula yazdırdı. Ama biliyorsunuz, savaş halen devam ediyor ve öğrendiğimize göre o çok sevdiğimiz evimiz de çoktan yok olmuş… Bu nedenle daha iyi eğitim alabilmek için Ankara’ya taşındık. Ben Türkçe’yi Gaziantep’te internetten okuyarak öğrendim. Dil bilmediğiniz zaman kendinizi ifade edemiyorsunuz, o nedenle de kimse sizi tanımıyor, dolayısıyla gerçek anlamda arkadaşınız da olamıyor. İlk zamanlar Türkiye’de yaşadığım tek sorun bu oldu. Ama Ankara’da Türk okuluna gidince Türkçem çok ilerledi, kendimi çevreme anlatabildim ve bir anda birçok arkadaşım oldu; ve de hayallerim. Üstelik daha şimdiden gerçekleşen hayaller! Suriye’de yaşadığım savaş ortamı, yıkılan binalar ve Türkiye’de şahit olduğum deprem beni çok etkilemişti. Bir gün “Keşke insanlar hiç acı çekmese ve acı çeken insanlar kadar onlara yardım eden insanlara da zarar gelmese” diye düşünürken, savaşta askerlerin yerini alan, bina altında kalan kazazedelere ulaşan robotlar hayal ettim. Düşünün, bir deprem olmuş ya da bomba patlamış, o nedenle bir bina çökmüş ve içinde insanlar var. Taş taş üstünde olduğu için hiçbir insan yaralanmadan o binaya giremiyor. Ama uzaktan kumanda ile ilerletebildiğiniz küçük bir robot insanların yanına gitse, “Korkmayın! Dışarıda yardım ekibi sizi kurtaracak. Sabredin” dese, neye ihtiyaç duyduklarını sorsa ve dışarıya iletse… Ya da askerlerin önünde, üstlerinde kurşun geçirmez kalkanlar olan robotlar gitse cephelere. Askerlere ateş açıldığında robotlar kalkanlarını açsa… Henüz asker robotum üzerinde düşünüyorum ama kurtarma ekibi robotlarım için ilk çalışmayı hazırladım bile. Cep telefonumdan verdiğim “İlerle”, “Bekle”, “Geri dön” gibi tüm komutlarımı yerine getirebiliyor. Bu çalışmamla “14. Uluslararası Robot Yarışması”na hazırlanıyorum. İstediğim malzemeleri bilgisayar tamircisi babam ile babamın cep telefonu tamircisi bir arkadaşı getiriyor. Okulda öğretmenlerim beni destekliyor, bana yardımcı olmak için robotlarla ilgili gelişmeleri onlar da takip ediyor. Arkadaşlarımsa robotlarıma o kadar ilgi gösteriyor ki çoğu zaman oyuncak olarak kullanmak istiyorlar. Şu anda belki oyunlarımıza dahil edebilecek robotlar yapsam da hayalim, bilgisayar mühendisi olup bize yeni yuva olan Türkiye’ye, bize yardım eden Türk insanlarına yardımcı olacak robotlar üretmek.

IMG_20200304_141615.jpg

IMG_20200304_141718.jpg

IMG_20200304_141554_2.jpg